Gönüllülük Sürecinde Gönüllünün Kendine Faydası
Gönüllü olmak için herhangi bir sebebiniz olabilir. Yardım etmek, bir ihtiyaca cevap vermek, sosyalleşmek ya da öz geçmişe bir deneyim eklemek… Bu amaçlar doğrultusunda yapabileceğiniz çok şey var. Farkındalık oluşturmak, sahada çalışmak, rapor hazırlamak, iletişim kurmak, dijital paylaşımlar yapmak, broşür dağıtmak ya da sadece çocuklarla vakit geçirmek bunlardan bazıları.
Sebepler kadar sonuçlar da incelemeye değer. Bu sürecin stres yönetimi becerinizi geliştiren zor yanlarıyla karşılaşmış olabilirsiniz ama bu yazıda gönüllülüğün bireye katkılarını okuyorsunuz.
Gönüllü olduğunuz alanda çalışırken, sorumlu olduğunuz görevleri yerine getirirken tek amaca yönelik çalıştığınızı düşünebilirsiniz. “Çocuklar için kitap topluyorum, kadın hakları için broşür hazırlıyorum ya da engelli hakları için paylaşım yapıyorum.” O an ne yapıyorsanız gördüğünüzden daha fazlası var. Planlı olmayan, hatta fark edince şaşıracağınız sonuçlarla karşı karşıya olabilirsiniz. Gönüllülük toplum için çok değerli, dayanışmanın temel taşlarından biri. Ama çok öne çıkarılmayan bir tarafı daha var. Aynı zamanda kendinize de iyilik yapıyorsunuz.
Belki de sivil toplum alanına adım atmanızı sağlayan empati becerinizin artması ya da yeni arkadaşlar edinmek beklenen sonuçlardır. Üstlendiğiniz görevleri yerine getirmek zaman yönetimi ve sorumluluk bilinci gerektirirken, gönüllülerle ve kuruluşlarla çalışmak bir takımla hareket etmeyi öğretir. Bu becerileri kazanarak farkında olmasanız da öz güveninize bir yatırım yaparsınız; kendinize duyduğunuz güven, topluma katkı sağlama ve etki gücünüzü görmenin sonucu artar. Ayrıca bir fayda üretmek, küçük ya da büyük, tatmin edicidir. Eğitim, maddiyat her zaman hayat doyumu sağlamaz ama birilerine katkınız olduğunu bilmek mutluluk sebebiniz olabilir. Gönüllülük faaliyetlerinin sonunda yorgun bir gülümseme gününüzü mutlu bitirmenize yetebilir.
Vildan Demiralay
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar

