Genç Olmak: Yaşıtlarının Bambaşka Hayatlara Adım Attığını Görmenin Normal Oluşu
Genç olmak bazen en çok şuna benzer, aynı yaştaki insanların bambaşka hayatlara adım attığını izlemek. Kimi üniversiteden mezun olur, kimi işe başlar, kimi evlenir, kimi başka bir şehre ya da hayata taşınır. Sosyal medyada herkes bir yerlere “varmış” gibi görünürken, insan ister istemez kendine sorar: Ben geride mi kaldım?
Kimsenin hayatı aynı ritimde akmaz. Kimi erken başlar, kimi yolunu daha geç bulur. Kimi durur, düşünür, yön değiştirir. Bunların hiçbiri eksiklik değildir. Aksine, insanın kendini tanıma sürecinin bir parçasıdır. Herkesin yolu kendine özeldir ve o yolun doğruluğu başkalarının attığı adımlarla ölçülmez.
Bazen durup düşünmek, ne istediğini anlamaya çalışmak da bir adımdır. Dışarıdan bakınca “hiçbir şey yapmıyormuş” gibi görünse bile, insanın kendini tanıdığı o süreç çok kıymetlidir. Çünkü aceleyle atılan adımlar değil, sana ait olan adımlar kalıcı olur.
Herkes bir yerlere yetişiyor gibi görünse de aslında herkes kendi zamanında ilerler ve bu çok normal. Genç olmak biraz da bunu kabul etmek demektir: Kendi hızına güvenmek, başkalarının yolunu değil kendi yolunu önemsemek. Hayat senin, yol senin. Ne zaman ve nasıl çizeceğine yalnızca sen karar verirsin.
Başak Kara
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar


