Erasmus+ Deneyim Yazısı

Bir Bavul Dolusu Merakla Gidip Bir Dünya Hikâyeyle Döndüm: Mind Matters

Mind Matters: Youth Mental Health Empowerment, benim için vardığım yerde başlayan değil, eve döndükten sonra anlamı büyüyen bir yolculuk oldu. Slovakya’ya doğru yola çıktığımda önümde yeni bir ülke, birkaç günlük bir proje ve daha önce hiç tanışmadığım insanlar vardı. Dönerken ise çantamda yeni anılar, telefonumda onlarca fotoğraf, hayatıma dahil olan yeni insanlar ve gençlerin zihinsel sağlığına dair çok daha farklı bir bakış açısı vardı.

Mind Matters 11-20 Haziran 2024 Malacky, Slovakya Gençlerin Zihinsel Sağlığı
Mind Matters Erasmus+ projesinden bir grup anı

Bazı yolculuklar vardığınız yerde başlar, bazıları ise eve döndüğünüzde anlam kazanmaya başlar. Mind Matters benim için ikincisiydi. Proje boyunca yalnızca yeni bilgiler edinmedim; farklı ülkelerden gelen insanlarla aynı ortamı paylaşmanın, birlikte düşünmenin ve birbirinden öğrenmenin ne kadar dönüştürücü olabileceğini de deneyimledim.

Slovakya’ya giderken aklımda merak vardı. Geri dönerken ise bu merakın yerini yeni dostluklar, yeni fikirler ve gençlerin zihinsel sağlığına dair daha güçlü bir farkındalık almıştı.

Bazen bir ülkeye gitmek için bavul hazırlarsınız; ama eve dönerken bavulunuzdan çok daha fazlasının değiştiğini fark edersiniz.

Malacky’ye ilk adım

Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından Slovakya’ya vardığımızda bizi proje ekibi karşıladı. İlk günün yorgunluğu kısa sürede yerini meraka bıraktı. Çünkü etrafımda farklı ülkelerden gelen insanlar vardı. Herkesin farklı bir dili, farklı bir kültürü ve farklı bir hikâyesi vardı.

İlk tanışmalar genellikle oldukça basit olur. İsimler söylenir, ülkeler öğrenilir, birkaç soru sorulur. Fakat Erasmus+ projelerinde birkaç gün içinde bu basit tanışmalar çok daha derin sohbetlere dönüşebiliyor. Bir süre sonra insanların hangi ülkeden geldiğinden çok, kim olduklarını merak etmeye başlıyorsunuz.

Malacky’de Mind Matters Erasmus+ projesinden bir etkinlik anı
Malacky’de başlayan tanışıklıklar, birkaç gün içinde ortak anılara ve kalıcı sohbetlere dönüştü.

Zihinsel sağlık üzerine birlikte düşünmek

Projenin merkezinde gençlerin zihinsel sağlığını güçlendirmek vardı. İlk günlerden itibaren gençlerin karşılaşabileceği farklı zihinsel sağlık sorunları, bunlarla baş etme yöntemleri ve destek mekanizmaları üzerine çalışmalar yaptık.

Fakat benim için projenin en değerli tarafı, konunun yalnızca anlatılmamasıydı. Konuşuldu, tartışıldı, deneyimlerle ilişkilendirildi ve birlikte düşünüldü. Grup çalışmalarında farklı ülkelerden insanların aynı konuya nasıl farklı yaklaştığını görmek oldukça öğreticiydi.

Bir katılımcının anlattığı deneyim, başka birinin hiç düşünmediği bir noktayı fark etmesini sağlayabiliyordu. Bu nedenle her oturumdan yalnızca yeni bir bilgiyle değil, yeni bir bakış açısıyla ayrıldım.

Bir atölyeden diğerine

Proje boyunca okul içinde çeşitli grup çalışmaları ve atölyeler gerçekleştirdik. Bazen bir konu üzerinde birlikte çalıştık, bazen bireysel olarak düşündük, bazen de fikirlerimizi grubun geri kalanıyla paylaştık.

Bu çalışmaların bana kazandırdığı en önemli şeylerden biri, takım içinde aktif bir rol alabilmekti. Farklı kültürlerden insanlarla aynı görev üzerinde çalışmak, herkese aynı şekilde yaklaşamayacağınızı da öğretiyor. Birinin çalışma biçimi diğerinden farklı olabiliyor. Bir kişi hemen fikir üretirken diğeri önce dinlemeyi tercih edebiliyor.

Bütün bu farklılıkların arasında ortak bir çalışma yöntemi oluşturmak, başlı başına bir öğrenme deneyimine dönüşüyor.

Bir akşamda Polonya’ya yolculuk

Projenin en renkli anlarından biri kültürel gecelerdi. Her ülke kendi kültürünü diğer katılımcılara tanıttı. Yemekler, gelenekler, müzikler ve günlük yaşam, o akşamların en akılda kalıcı parçalarıydı.

Özellikle Polonya kültür gecesi benim için oldukça etkileyiciydi. Polonya’nın gelenekleri, yemekleri ve yaşam tarzı hakkında daha önce bilmediğim pek çok şey öğrendim. Kültürel gecelerin en güzel yanı da bence burada: Bir ülkeyi kitaplardan veya internetten öğrenmek yerine, o ülkenin insanından dinliyorsunuz.

Slovakya’yı da yalnızca bir proje katılımcısı olarak değil, günlük hayatın içinde gözlemleme fırsatı buldum. Sokakları, insanları, yemekleri ve şehir yaşamı, ülkeye dair daha kişisel bir fikir edinmemi sağladı.

Zihni dinlendirmenin yolu bazen bir parktan geçiyor

Projenin bir gününde okuldan çıkıp parka gittik. Açık havada oyunlar oynadık, dans ettik ve birlikte vakit geçirdik. İlk bakışta projenin ana konusuyla doğrudan bağlantılı görünmeyen bu etkinlik, aslında zihinsel sağlık temasının en güzel örneklerinden biriydi.

Çünkü bazen zihinsel olarak iyi hissetmek için sadece konuşmak yetmiyor. Biraz hareket etmek, gülmek, arkadaşlarla zaman geçirmek ve günlük rutinden uzaklaşmak da gerekiyor. Parkta geçirdiğimiz zaman bana bunu yaşayarak hatırlattı.

Bir günlüğüne başka bir şehirde

Projenin serbest gününde Bratislava’ya gitme fırsatı bulduk. Yeni bir şehri birlikte keşfetmek, projenin eğitim oturumlarından tamamen farklı ama en az onlar kadar değerli bir deneyimdi.

Şehrin tarihî ve kültürel noktalarını gördük, sokaklarında yürüdük ve yerel yaşamı gözlemledik. Bir yandan şehri keşfederken diğer yandan proje boyunca tanıştığımız insanlarla daha fazla vakit geçirdik.

Sanırım Erasmus+ deneyiminin en güzel taraflarından biri de bu. Öğrenme yalnızca workshop sırasında gerçekleşmiyor. Bir kafede yapılan sohbet, şehirde birlikte kaybolmak, bir yemeği paylaşmak ya da yürürken başka bir ülkenin kültürü hakkında konuşmak da öğrenmenin bir parçası.

Fikirlerimizi bir araya getirdiğimiz gün

Projenin ilerleyen günlerinde, önceki günlerde öğrendiklerimizi bir araya getirerek sunumlar hazırladık. Gruplar kendi çalışmalarını diğer katılımcılara sundu.

Bu süreç hem öğrendiklerimizi tekrar etmemizi hem de diğer grupların fikirlerini görmemizi sağladı. Bir başkasının hazırladığı sunumda kendi çalışmanızda kullanabileceğiniz bir fikir bulmak oldukça mümkündü.

Bu yüzden proje boyunca sürekli bir bilgi alışverişi vardı. Bir anlamda herkes kendi ülkesinden bir şey getiriyor, proje sonunda ise ortaya ortak bir deneyim çıkıyordu.

Bir projeden daha fazlası

Her güzel Erasmus+ projesinde olduğu gibi, Mind Matters’ın da bir sonu vardı. Kapanış gününde proje boyunca neler öğrendiğimizi, hangi deneyimleri yaşadığımızı ve bu sürecin bize neler kattığını değerlendirdik.

Katılım sertifikalarımızı aldığımız an, projenin gerçekten sona erdiğini hissettim. İlk gün birbirini tanımayan insanların son gün vedalaşırken duygusal anlar yaşaması, geçen sürenin ne kadar değerli olduğunu gösteriyordu.

Mind Matters bana yalnızca zihinsel sağlık konusunda yeni bilgiler kazandırmadı. Bana farklı kültürleri tanıma, farklı düşünceleri dinleme ve farklı insanlarla birlikte üretme fırsatı verdi. Takım çalışması ve iletişim becerilerimi geliştirdim. Kendime olan güvenimin arttığını hissettim.

Bugün geriye dönüp baktığımda Mind Matters’ı yalnızca 11-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen bir Erasmus+ projesi olarak görmüyorum. Bu proje benim için farklı insanların aynı çemberde buluşup birbirinden öğrendiği özel bir deneyim oldu.

Slovakya’ya giderken yeni bir ülke keşfetmek istiyordum. Dönerken ise yeni insanlar, yeni fikirler ve yeni bir bakış açısı kazanmıştım.

Mind Matters Erasmus+ Proje Katılımcısı Yücel Kültür Vakfı Genç Sayfa Erasmus+ Deneyim Yazıları

YKV Content:1853