Erasmus+ Deneyim Yazısı

Bir Haftadan Daha Fazlası: GreenScape’te İş Birliği, İlham ve Yeni Başlangıçlar

GreenScape: Youth Workers Navigating Nature, benim için yalnızca bir haftalık bir Erasmus+ projesi olmadı. Litvanya’da geçirdiğim günler boyunca farklı ülkelerden gençlik çalışanlarıyla kurumlarımızı, deneyimlerimizi ve geleceğe dair fikirlerimizi paylaştık. Proje sonunda elimde kalan şey sadece bir sertifika değil; yeni insanlar, yeni ortaklık ihtimalleri ve “Bundan sonra ne yapabiliriz?” sorusu oldu.

GreenScape 16-23 Haziran 2024 Litvanya İş Birliği ve Gençlik Çalışması
GreenScape Erasmus+ projesinden grup fotoğrafı

Bir Erasmus+ projesinin etkisini yalnızca proje boyunca gerçekleştirilen etkinliklerle ölçmek bence mümkün değil. Bazı deneyimler, proje bittikten sonra da devam eder. Yeni tanıştığınız insanlarla kurduğunuz iletişim, aldığınız bir fikir, geliştirdiğiniz bir proje düşüncesi ya da başka bir kurumla kurduğunuz bağlantı, haftalar hatta yıllar sonra karşınıza çıkabilir.

GreenScape: Youth Workers Navigating Nature benim için tam olarak böyle bir deneyimdi. Bu kez farklı ülkelerden gelen insanlarla yalnızca bir haftayı paylaşmadık; aynı zamanda kurumlarımızı, deneyimlerimizi ve geleceğe dair fikirlerimizi de birbirimizle paylaştık.

GreenScape bana bir Erasmus+ projesinin yalnızca gerçekleştiği tarihler arasında yaşamadığını, bazen proje bittikten sonra asıl etkisini göstermeye başladığını hatırlattı.

İlk buluşmadan iş birliğine

Projenin ilk günlerinde en temel amacımız birbirimizi tanımaktı. Farklı ülkelerden gelen katılımcılarla yapılan tanışma çalışmaları sayesinde kısa sürede ortak bir çalışma ortamı oluşturduk. İlk başta yalnızca isimlerini bildiğimiz insanlar, birkaç gün içinde fikirlerini merak ettiğimiz ve deneyimlerinden yararlandığımız kişilere dönüştü.

Farklı kültürlerden insanların bir araya gelmesinin en güzel taraflarından biri de buydu. Bir konu hakkında konuşurken yalnızca kendi deneyiminizi değil, başka ülkelerdeki uygulamaları da öğreniyorsunuz. Bu da bir süre sonra “Biz bunu nasıl yapıyoruz?” sorusunun yanına “Başka ülkelerde nasıl yapılıyor?” sorusunu ekliyor.

GreenScape projesinde tanışma ve grup çalışması
İlk günlerdeki tanışma çalışmaları, katılımcıların kısa sürede ortak bir çalışma dili kurmasını sağladı.

Kurumumuzu anlatmak, kendimize yeniden bakmak

Projenin önemli çalışmalarından biri kurumlarımızı tanıttığımız etkinlikti. Gruplara ayrılarak kendi derneklerimizi anlatan flipchartlar hazırladık. Kurumumuzun hangi alanda çalıştığını, kimlere ulaştığını ve gerçekleştirdiği faaliyetleri anlatırken aslında kendi çalışmalarımıza dışarıdan bakma fırsatı da bulduk.

Bir kurumu tanıtmak sadece faaliyetlerini sıralamak anlamına gelmiyor. “Neden bu işi yapıyoruz?”, “Kimlere ulaşmak istiyoruz?”, “En fazla hangi çalışmamızla gurur duyuyoruz?” gibi sorular üzerine düşünmek, kendi yaptığımız işleri yeniden değerlendirmemizi sağladı.

Diğer katılımcıların kurumlarını dinlediğimizde ise farklı ülkelerde benzer amaçlarla çalışan birçok yapının olduğunu gördük. Belki de bu etkinliğin en değerli sonucu, farklı kurumların birbirini yalnızca tanımakla kalmayıp gelecekte birlikte neler yapabileceğini düşünmeye başlamasıydı.

Deneyimlerin paylaşıldığı bir alan

GreenScape’i benim için farklılaştıran konulardan biri, katılımcıların yalnızca dinleyici olmadığı bir ortam yaratılmasıydı. Herkes beraberinde kendi deneyimini getirmişti. Geçmişte gerçekleştirdiğimiz projelerden, karşılaştığımız sorunlardan, başarılı olduğunu düşündüğümüz yöntemlerden ve öğrendiğimiz derslerden bahsettik.

Bazen bir katılımcının anlattığı küçük bir uygulama, başka bir katılımcının gelecekteki projesi için fikir olabiliyordu. Bu nedenle proje boyunca sürekli bir bilgi alışverişi yaşandı. Bir anlamda hepimiz hem öğrenen hem de öğreten konumundaydık.

Doğada birlikte üretmek

Projenin doğayla bağlantısını en güçlü hissettiğimiz bölümlerden biri yerel gençlerle gerçekleştirdiğimiz kır yürüyüşüydü. Planlama sürecinde görevlerimizi belirledik, etkinliğin akışını oluşturduk ve yerel gençlerle nasıl bir iletişim kuracağımız üzerine düşündük.

Sonrasında bütün bu hazırlıkları gerçek bir ortamda uygulama fırsatı bulduk. Doğanın içinde yürürken gençlerle sohbet etmek, farklı kültürlerden insanların bir araya geldiği bir ortam oluşturdu.

Bu deneyim bana gençlik çalışmalarında bazen en etkili öğrenme ortamının bir sınıf ya da toplantı salonu olmadığını yeniden hatırlattı. Bazen bir yürüyüş yolu, bir orman veya birlikte geçirilen birkaç saatlik bir etkinlik çok daha güçlü bir iletişim alanına dönüşebiliyor.

GreenScape projesinde doğada gençlerle etkinlik
Doğada gerçekleştirilen etkinlikler, gençlik çalışmasının sınıf dışındaki güçlü öğrenme alanlarını görünür kıldı.

Şehri tanımak, yereli anlamak

Projenin devamında gençlik merkezi ve şehir merkezine gerçekleştirdiğimiz ziyaretler sayesinde Litvanya’daki yerel yaşamı daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Ardından yabani hayvanların bulunduğu bir çiftliği ziyaret ettik.

Bu geziler, projenin eğitim boyutunu günlük yaşamla birleştirdi. Bir ülkeyi yalnızca proje alanında bulunarak tanımak mümkün değil. Sokaklarını görmek, yerel insanlarla iletişim kurmak ve günlük yaşamın bir parçasına dokunmak deneyimi çok daha anlamlı hâle getiriyor.

Özellikle doğayla iç içe geçirilen zamanlar, projenin temasını yalnızca teorik olarak değil, deneyimleyerek anlamamıza yardımcı oldu.

Proje bitti, fikirler bitmedi

GreenScape’ten ayrılırken en çok düşündüğüm şeylerden biri, proje boyunca kurduğumuz bağlantıların gelecekte neye dönüşebileceğiydi. Farklı ülkelerden birçok katılımcıyla tanıştık. Kurumlarımızı anlattık. Geçmiş çalışmalarımızı paylaştık. Yeni fikirler geliştirdik. Potansiyel ortaklıklar üzerine konuştuk.

Ve bütün bunlar, proje bittikten sonra da devam edebilecek bir iletişim ağı oluşturdu. Benim için Erasmus+ projelerinin en güçlü taraflarından biri tam olarak burada ortaya çıkıyor: Bir proje yalnızca gerçekleştiği tarihler arasında yaşamıyor.

Bazen proje sırasında tanıştığınız bir kişi, aylar sonra yeni bir projenin ortağı olabiliyor. Bazen başka bir kurumun uyguladığı bir yöntem kendi çalışmanızda yeni bir fikrin başlangıcı oluyor. GreenScape’in bana bıraktığı en önemli kazanımlardan biri de bu geleceğe dönük bakış açısıydı.

Yeni projeler için yeni bir bakış

Proje boyunca aldığım ilham, kendi çalışmalarımı da yeniden düşünmemi sağladı. Uzun zamandır yalnızca mevcut projelere katılmak değil, aynı zamanda yeni projeler geliştirmek ve üretmek isteyen biri olarak GreenScape benim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu.

Özellikle diğer katılımcıların gerçekleştirdiği çalışmalar ve paylaştıkları deneyimler, gelecekte kullanabileceğim birçok yeni fikir ortaya çıkardı. Bir projenin başka bir projeye ilham vermesi, Erasmus+ deneyiminin benim için en güzel taraflarından biri.

Geride kalan bir hafta değil, açılan yeni kapılar

GreenScape’i geride bıraktığımda aklımda yalnızca gerçekleştirilen etkinlikler yoktu. Yeni insanlar vardı. Yeni fikirler vardı. Yeni ortaklık ihtimalleri vardı. Ve daha önce düşünmediğim bazı projelerin ilk adımları vardı.

Bu nedenle GreenScape’i yalnızca 16-23 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen bir Erasmus+ projesi olarak görmüyorum. Benim için bu proje, farklı ülkelerden insanların deneyimlerini bir araya getirdiği ve gelecekte yapılabilecek çalışmalar için yeni yollar açtığı bir buluşmaydı.

Belki de bir Erasmus+ projesinden alınabilecek en değerli şey, proje sonunda elinizde kalan sertifika değil; “Bundan sonra ne yapabiliriz?” sorusunu sormaya başlamanızdır.

GreenScape benim için tam olarak bu soruyla sona erdi. Ve belki de asıl hikâye, proje bittikten sonra başlayacak.

GreenScape Erasmus+ Proje Katılımcısı Yücel Kültür Vakfı Genç Sayfa Erasmus+ Deneyim Yazıları

YKV Content:1866