Erasmus+ Deneyim Yazısı

Gürültünün Ötesinde: Quiet Quest ile Bansko’da Sekiz Gün

Quiet Quest, benim için yalnızca gürültü kirliliği hakkında bilgi edindiğim bir Erasmus+ projesi olmadı. Bansko’da geçirdiğim sekiz gün boyunca farklı kültürlerden gençlerle tanıştım, birlikte öğrendim, çevremizdeki sesleri daha dikkatli duymaya başladım ve iletişim kurmanın her zaman kusursuz bir ortak dile ihtiyaç duymadığını deneyimledim.

Quiet Quest 25 Kasım - 4 Aralık 2024 Bansko, Bulgaristan Gürültü Kirliliği
Quiet Quest Erasmus+ projesinden grup anı

25 Kasım - 4 Aralık 2024 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Bansko şehrinde gerçekleşen Quiet Quest Erasmus+ projesine katılma fırsatı buldum. Proje boyunca gürültü kirliliğinin insanlar, hayvanlar ve doğal yaşam üzerindeki etkilerini ele alırken aynı zamanda farklı kültürlerden gençlerle tanışma ve birlikte öğrenme fırsatı yakaladım.

Bu deneyim bana, farklı dilleri konuşan insanların her zaman kelimelerle iletişim kurmak zorunda olmadığını gösterdi. Bazen bir gülümseme, bir jest, birlikte oynanan bir oyun veya paylaşılan bir dans bile iletişim kurmak için yeterli olabiliyor.

Bazen çevremizdeki gürültüyü azaltmak için önce gerçekten dinlemeyi öğrenmek gerekir.

Tanışma ve ilk adımlar

Projenin ilk gününde birbirimizi daha yakından tanımak için çeşitli sohbet etkinlikleri gerçekleştirdik. Koordinatörlerimiz tarafından verilen konular üzerine karşımızdaki kişiyle sohbet ettik ve belirli aralıklarla yer değiştirerek farklı katılımcılarla tanıştık.

Ayrıca proje boyunca uymamız gereken kuralları öğrendik ve birlikte geçireceğimiz günlerin nasıl ilerleyeceği hakkında bilgi aldık. İlk günden itibaren farklı ülkelerden insanlarla aynı ortamı paylaşmanın heyecanını hissetmeye başladım.

Quiet Quest projesinde tanışma ve grup etkinliği
İlk gün yapılan tanışma çalışmaları, farklı ülkelerden gelen katılımcıların kısa sürede aynı ortamda rahat hissetmesini sağladı.

Erasmus+ ve gürültüyü fark etmek

İkinci gün projenin amacı ve önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz çalışmalar hakkında konuştuk. Erasmus+ ve Youthpass hakkında bilgiler edindik. Daha sonra çevremizde bulunan alanların resimlerini çizdik ve bu alanları ses düzeylerine göre farklı renklerle ifade ettik.

Bu etkinlik, daha önce üzerinde çok fazla düşünmediğim bir şeyi fark etmemi sağladı: Yaşadığımız çevrenin sesleri aslında günlük hayatımızı ve ruh hâlimizi ne kadar etkiliyor?

Bansko’nun seslerini dinlemek

Üçüncü gün dışarı çıkarak Bansko sokaklarında yürüyüş yaptık. Karşılaştığımız farklı sesleri kayıt altına aldık ve bu seslerin insanlar ile hayvanlar üzerindeki fiziksel ve mental etkileri hakkında konuştuk.

Daha sonra bize biri gürültülü, diğeri ise daha huzurlu iki farklı ses dinletildi. Bu seslerin bizde uyandırdığı duyguları resmederek ifade ettik. Aynı sesin farklı insanlarda farklı duygular yaratabileceğini görmek oldukça ilginçti.

Sorunlara çözüm aramak

Dördüncü gün gürültü kirliliğine neden olan faktörleri sınıflandırdık. Ulaşım, eğlence, teknoloji ve çevresel faktörler gibi farklı kaynaklar üzerine düşündük. Ancak yalnızca sorunları belirlemekle kalmadık. Bu sorunların azaltılması veya ortadan kaldırılması için bireysel ve toplumsal olarak neler yapılabileceğini tartıştık.

Ardından fikirlerimizi görselleştirdik ve hazırladığımız çalışmaları diğer katılımcılarla paylaştık. Bu çalışmalar sayesinde çevremizdeki gürültü kaynaklarına karşı daha dikkatli bakmaya başladım.

Bansko’yu keşfetmek

Beşinci gün serbest gündü. Proje çalışmalarına kısa bir mola vererek Bansko’yu keşfetme ve dinlenme fırsatı bulduk. Farklı ülkelerden arkadaşlarla birlikte vakit geçirmek, şehrin atmosferini deneyimlemek ve günlük hayatın biraz dışına çıkmak projenin güzel anlarından biriydi.

Bansko’da birlikte yürümek, konuşmak ve bulunduğumuz yeri tanımak, projenin yalnızca atölyelerden ibaret olmadığını gösterdi. Bazen bir şehri birlikte keşfetmek de kültürlerarası öğrenmenin en doğal yollarından biri olabiliyor.

Gürültünün zihnimizdeki etkisi

Altıncı gün infografik ve poster hazırlama üzerine çalıştık. Katılımcılar gruplara ayrıldı; bazı gruplar infografik, bazı gruplar ise poster hazırladı. Biz poster hazırlamayı tercih ettik ve konumuz gürültü kirliliğinin insan zihni üzerindeki etkileri oldu.

Araştırmalarımızı bir araya getirerek anlaşılır ve dikkat çekici bir poster hazırlamaya çalıştık. Öğrendiklerimizi görsel bir şekilde ifade etmek, konuya farklı bir açıdan yaklaşmamızı sağladı.

Son dokunuşlar ve proje sunumu

Yedinci gün hazırladığımız posterler hakkında geri bildirimler aldık. Gelen öneriler doğrultusunda posterimizin eksiklerini tamamladık ve son düzenlemeleri yaptık. Ardından hazırladığımız çalışma için bir QR kod oluşturduk.

Böylece projemiz kapsamında hazırladığımız içeriklere daha kolay ulaşılmasını amaçladık. Günün devamında projemizin ve çalışmalarımızın tanıtımını yaptık. Artık projenin sonuna yaklaştığımızı fark etmek biraz buruk olsa da ortaya çıkardığımız çalışmaları paylaşmak güzel bir duyguydu.

Öğrendiklerimiz ve vedalar

Son gün hep birlikte proje boyunca neler öğrendiğimizi ve bu deneyimin bize neler kattığını konuştuk. Benim için en önemli kazanımlardan biri farklı kültürleri daha yakından tanımak oldu.

Kültür geceleri sayesinde hem farklı ülkelerin geleneklerini, yemeklerini ve müziklerini keşfettim hem de kendi ülkemi ve kültürümü diğer katılımcılara tanıtma fırsatı buldum. Farklı ülkelerden arkadaşlar edinmek, onların yaşadığı çevreyi ve kültürü daha iyi anlamamı sağladı.

Bazen dil konusunda zorluklar yaşadık. Ancak bu süreç bana iletişim kurmanın tek yolunun aynı dili kusursuz konuşmak olmadığını öğretti. Aynı çatı altında bulunan farklı kültürlerden insanların birlikte eğlenebileceğini, öğrenebileceğini ve ortak anılar oluşturabileceğini deneyimledim.

Bansko’dan yanımda kalanlar

Quiet Quest, benim için yalnızca gürültü kirliliği hakkında bilgi edindiğim bir proje değildi. Bu proje sayesinde farklı kültürlerle tanıştım, yeni arkadaşlıklar kurdum ve kendi kültürümü paylaşma fırsatı buldum.

Aynı zamanda gürültünün insanlar ve diğer canlılar üzerindeki olumsuz etkilerini daha iyi anladım ve bu konuda bireysel olarak neler yapabileceğimi öğrendim. En önemlisi ise farklılıkların iletişime engel olmak zorunda olmadığını gördüm.

Bansko’dan ayrılırken geride yalnızca bir proje değil; yeni insanlar, yeni deneyimler ve farklı kültürlerle paylaşılan güzel anılar bıraktım.

Quiet Quest bana biraz da şunu öğretti: Sessizliği ararken aslında birbirimizi daha iyi duymayı öğreniyoruz.

Quiet Quest Erasmus+ Proje Katılımcısı Yücel Kültür Vakfı Genç Sayfa Erasmus+ Deneyim Yazıları

YKV Content:1858